Hollanda’da 4 Gün Çalışma Tartışması: Göçmen İşçiler Esnek Sistemin Dışında mı Kalıyor?

Gepubliceerd op 13 februari 2026 om 13:53

Fotoğraf: Göksu Başaran

 

 


Özel Haber: PolicyGrey

 

 

 

 



Hollanda’da giderek yaygınlaşan haftada 4 gün çalışma modeli, iş-yaşam dengesinin güçlendirilmesi açısından Avrupa’ya örnek gösteriliyor. Ancak sahadaki gerçekler, özellikle Bulgaristan, Romanya, Polonya, Ukrayna ve diğer Avrupa ülkelerinden gelen göçmen işçilerin bu esnek düzene çoğu zaman erişemediğini ortaya koyuyor. Uzmanlar, bunun doğrudan yasal bir ayrımcılıktan çok iş gücü piyasasındaki yapısal eşitsizliklerden kaynaklandığını belirtiyor.

 

 


Göçmen çalışanların büyük bölümü tarım, lojistik, depo, üretim ve paketleme gibi fiziksel güce dayalı sektörlerde istihdam ediliyor. Bu alanlarda vardiyalı sistem ve uzun mesailer standart hale gelirken, haftada 4 gün çalışma gibi esnek modeller pratikte nadiren uygulanıyor. Daha çok ofis çalışanları ve yüksek vasıflı iş gücünün yararlandığı bu sistem, ekonominin ağır yükünü taşıyan mavi yaka göçmenler için çoğu zaman ulaşılması zor bir hak olarak kalıyor.

 

 

Kağıt Üzerinde 14 Euro, Gerçekte Çok Daha Az

 

 

Göçmen işçiler açısından en çok tartışılan başlıklardan biri ücretler. Resmi kayıtlarda saatlik ücret birçok iş kolunda yaklaşık 14 Euro seviyesinde görünse de, çalışanların eline geçen net tutar çoğu zaman bu rakamın oldukça altına düşüyor.

 

 

Geçici istihdam ajansları aracılığıyla işe alınan çalışanların maaşlarından gelir vergisi, sosyal güvenlik ve iş sigortası kesiliyor. Buna ek olarak bazı şirketler konaklama, ulaşım ve aracılık bedellerini de ücretlerden düşebiliyor. Tüm kesintiler hesaplandığında, bazı çalışanların net saatlik kazancının 8–9 Euro bandına kadar gerileyebildiği ifade ediliyor.

 

 

Çalışma ekonomisi uzmanları, bu kesintilerin her zaman yasa dışı olmadığını ancak şeffaflık eksikliğinin ciddi bir sorun yarattığını vurguluyor. Birçok göçmen işçi, sözleşme detaylarını ve kesintilerin toplam etkisini ancak ilk maaşını aldıktan sonra fark ediyor.

 

 

Sahadan Tanıklık: “Sadece Ekonomik Değil, Psikolojik Bir Mücadele”

 

 

Gazeteci Göksu Başaran, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede göçmen işçilerin yalnızca ekonomik zorluklarla değil, iş yerlerinde psikolojik baskılarla da karşılaşabildiğini belirtti.

 

 

Başaran, daha önce çalıştığı ortamlarda psikolojik mobbing, dışlanma ve baskıya maruz kaldığını aktararak şu ifadeleri kullandı:

 

 

“Kağıt üzerinde sunulan şartlarla gerçekler arasında büyük fark olabiliyor. Göçmenler çoğu zaman haklarını bilmeden çalışıyor. Bunun yanında bazı iş yerlerinde psikolojik mobbing, ayrımcı tutumlar ve hatta transfobik davranışlarla karşılaşan çalışanlar var. İnsanlar işlerini kaybetme korkusuyla çoğu zaman sessiz kalmayı tercih ediyor.”

 

 

 

Başaran’a göre bu durum yalnızca bireysel değil, yapısal bir sorun ve daha fazla denetim ile güvenli şikayet mekanizmaları oluşturulmadıkça görünmez kalmaya devam ediyor.

 

 

“Eşit Hak Var, Eşit Koşul Yok” Tartışması Büyüyor

 

 

Hollanda yasaları teoride tüm çalışanlara eşit haklar tanısa da pratikte ortaya çıkan tablo, iş piyasasında belirgin bir ayrışmaya işaret ediyor. Göçmenler genellikle daha az güvenceli sözleşmelerle ve daha ağır işlerde çalışırken, yerel çalışanlar daha stabil ve esnek pozisyonlarda yer alabiliyor.

 

 

Sendikalar ve iş gücü araştırmacıları, Hollanda ekonomisinin önemli bir bölümünün göçmen emeğiyle ayakta durduğunu hatırlatarak daha sıkı denetim, daha açık sözleşmeler ve ayrımcılığa karşı daha güçlü önlemler çağrısında bulunuyor.

 



Tüm bu tartışmaların merkezinde ise tek bir soru yer alıyor:

 


Modern ve esnek çalışma düzeni gerçekten herkes için mi geçerli, yoksa göçmen işçiler Avrupa’nın en gelişmiş iş piyasalarından birinde hâlâ görünmeyen bir gücü mü temsil ediyor?

 

 

 

Sahadan Tanıklık: “Haklar Var Ama Birçok Göçmen Bunları Bilmiyor”

 

 

Gazeteci Göksu Başaran, Hollanda’daki göçmen işçilerin yaşadığı sorunların yalnızca ekonomik olmadığını, aynı zamanda bilgi eksikliğinden kaynaklanan ciddi bir hak kaybı riski taşıdığını vurguladı. Daha önce yaptığı resmi şikayetler ve başvurularla bazı çalışma koşullarını yetkili kurumların gündemine taşıyan Başaran, birçok göçmenin nereye ve nasıl şikayet edeceğini bilmediğini belirtti.

 

 

Başaran, çalıştığı dönemlerde sistematik psikolojik mobbing, iş yerinde dışlanma, yoğun baskı ve çalışanlar arasında ayrım yapıldığına tanıklık ettiğini ifade etti. Bazı ortamlarda ayrımcı söylemler ve transfobik davranışlarla karşılaşıldığını da aktaran Başaran’a göre, işini kaybetme korkusu birçok göçmen işçiyi sessiz kalmaya zorluyor.

 

 


Ancak sorunun en kritik boyutlarından biri, çalışanların hak arama mekanizmalarından haberdar olmaması. Hollanda’da iş yerlerini denetleyen müfettişlik kurumları ve resmi başvuru yolları bulunmasına rağmen, dil bariyeri, sözleşme karmaşıklığı ve bilgi eksikliği nedeniyle birçok göçmen bu kurumlara başvuramıyor.

 

 

 

“Göçmenlerin önemli bir kısmı şikayet edebileceklerini, iş müfettişlerinin olduğunu ya da resmi denetim mekanizmalarına başvurabileceklerini bilmiyor. Bu yüzden pek çok sorun kayıt altına bile alınmadan devam ediyor,” diyen Başaran, özellikle yeni gelen çalışanların bilgilendirilmesinin hayati olduğunu söyledi.

 

 

 

Başaran, bu noktada yalnızca habercilik yapmadığını, aynı zamanda göçmenleri hakları konusunda bilgilendirmeye çalıştığını da vurguladı:

 

 

 

“İnsanlara nerelere başvurabileceklerini, hangi kurumların onları koruduğunu anlatıyorum. Çünkü haklar bilinmediğinde fiilen var olmuyor. Göçmen işçilerin yalnız olmadığını bilmeleri gerekiyor.”

 

 

 

Uzmanlara göre de bilgiye erişim, göçmen çalışanların korunmasında en az yasal düzenlemeler kadar önemli. Hak arama yollarının daha görünür hale getirilmesi ve çalışanların kendi dillerinde bilgilendirilmesi, iş piyasasındaki görünmeyen eşitsizliklerin azaltılmasında kritik rol oynayabilir.

 

 

 

Şikayet Etmek İsteyenler İçin Başvuru Kanalları

 

 

Eğer Hollanda’da çalışırken haksızlığa uğradığınızı, sömürüldüğünüzü, ayrımcılığa maruz kaldığınızı veya iş güvenliği ihlalleriyle karşılaştığınızı düşünüyorsanız, aşağıdaki kurumlara başvurabilirsiniz:

 

 

  • Hollanda Çalışma Denetim Kurumu (Nederlandse Arbeidsinspectie): Düşük ücret, uzun çalışma saatleri, kötü çalışma koşulları veya yasa dışı çalışma gibi durumları bildirebilirsiniz. Anonim olarak da şikayet edebilirsiniz. 
    • Telefon: 0800 5151 (Hollanda içinden)
    • Uluslararası: +31 70 333 5678
    • Online şikayet formu: nllabourauthority.nl

 

  • Ayrımcılıkla Mücadele Ulusal Hattı: Din, etnik köken, cinsiyet, cinsel yönelim veya diğer nedenlerle ayrımcılığa uğradıysanız, 0800 0880 numaralı ücretsiz hattı arayarak şikayette bulunabilirsiniz.

 

 

  • Ulusal Ombudsman (Nationale Ombudsman): Hollanda’daki resmi kurumlarla yaşadığınız sorunları, ilgili kuruma başvurduktan sonra çözülmemesi durumunda Ombudsman’a iletebilirsiniz.

 

 

Bu kurumlar, çalışanların haklarını korumak ve adil çalışma koşullarını sağlamak amacıyla faaliyet göstermektedir. Şikayetlerinizi iletmekten çekinmeyin; haklarınızı bilmek ve savunmak en doğal hakkınızdır.

 

Reactie plaatsen

Reacties

Er zijn geen reacties geplaatst.